Yürek Safında Bir Şair

c-zarifoglu

 

İsmet Özel, Cahit Zarifoğlu’nun vefatından üç gün sonra kaleme aldığı ‘Şair Öldüren Rejim’ adlı gazete yazısında, “Kendinden sonra yazmaya başlayan genç Müslüman şairlere hangi özellikleriyle yol göstermiş olursa olsun, ondan sonrakiler onda ders alınacak bir taraf bulacaklardır. Hem şiirin kendine mahsus kaliteleri bakımından hem de Müslüman bir şairin dünya hayatındaki temayülleri bakımından.” ifadelerini kullanır. ‘Türk şiirinin uç beyi’ olarak adlandırılan Zarifoğlu, 47 senelik hayatına çok şey sığdırır. Sergüzeşt-i ömrüne şu sözlerle giriş yapar: “1940’ta Ankara’da doğdum. Rahmetli babam hakimdi. Bu vesile ile çocukluğum Güneydoğu’da geçti. İlkokula Siverek’te başladım. Maraş ve Ankara’da bitirdim. Ortaokula ise Kızılcahamam’da başladım, liseyi Maraş’ta tamamladım. Aslen Maraşlıyım.”

Cahit Zarifoğlu, edebiyata, özelde şiire -her Türk genci gibi- lise yıllarında ilgi duyar. Rasim Özdenören, Alaaddin Özdenören ve Erdem Bayazıt ile liseden sınıf arkadaşıdır. Bu ekip, daha sonra aylık edebiyat dergisi Mavera’nın da kurucuları arasında yer alacaktır. Hatta ‘Yedi Güzel Adam’, şairin, şiir kitabının da ismi olur ileride. İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı bölümünü zor da olsa bitiren Zarifoğlu’nun şiir sesi bu zamanlarda ortaya çıkmaya başlar. Onu özgün kılansa öykündüğü şairlerin hemen hemen hiç olmamasıdır. Bu iç yolculuğunu şöyle açıklar: “En çok okuduğum şair Cahit Zarifoğlu’dur. Hani etkisinde kaldığım Rilke’den okuduğum şiir sayısı da onu geçmez. Sistemli bir edebiyat okuyucusu olmadım.”

Sezai Karakoç’un Diriliş dergisinde şiirleri yayımlanmaya başlayan Zarifoğlu için şiir bir hayattır. Nuri Pakdil’in Edebiyat dergisinde de yazı ve şiirleri görülür. 1976’dan sonra ise az önce zikrettiğimiz Mavera dergisi ortaya çıkar. Çeşitli zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapan Zarifoğlu, 1976’dan itibaren TRT Genel Müdürlüğü’nde mütercim sekreter olarak görev yapar. Mavera ve Zaman Gazetesi’nde ‘Okuyucularla’ başlığıyla adeta bir okul vazifesi gören sohbet köşeleri yazar. 1983’te TRT İstanbul Radyosu’nda çalışan Zarifoğlu, bu sıralarda radyo oyunları yazmaya önem verir. “Ne çok acı var” diyen şair, 7 Haziran 1987 senesinde Hakk’ın rahmetine kavuşur.

26. vefat yıldönümünde günümüz şairlerinden birkaçına Cahit Zarifoğlu nasıl okunur diye sorduk. Hepsinin cevabı şairin günlüğü ‘Yaşamak’ oldu. Zarifoğlu, edebiyatın hemen her alanında eser vermiş bir yazar. İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam, Menziller ve Korku ve Yakarış, şiir kitapları. İns adını verdiği hikâye kitabı bulunan şairin çocuklar için yazdığı yedi hikâye kitabı da bulunuyor. Savaş Ritimleri ve Ana adlı iki de romanı bulunan Zarifoğlu’nun deneme kitapları Bir Değirmendir Bu Dünya, Zengin Hayaller Peşinde. Zarifoğlu’nun tek tiyatro eseri ise Sütçü İmam.

Rasim Özdenören:

Okuyucularla: Yeni çıkan bir kitabıdır. Ben bu eserle Cahit Zarifoğlu okumasına başlanmasını uygun görüyorum. Sebebi de şu: Şiir eleştirisi var. Bu da genel olarak edebiyata bakışını özetler. Bu kitap vasıtasıyla Zarifoğlu’nun zor metinlerine kapı açar.

 Yaşamak: Hararetle okunmasını tavsiye ettiğim kitabıdır. Yaşamak, Alaaddin Özdenören’in Açılı/Yorum kitabı ile beraber Türkçenin en özgün eserlerinden biridir.

Bütün Şiirleri: Cahit Zarifoğlu’nun şiirleri kapalıdır. Okuyucuya zor açılır. Ama ısrarla okunduğunda şiirler, kendini anlatacaktır.

Çocuk Kitapları: Yürek Dede ile Padişah, Küçük Şehzade gibi kitapları da mühimdir. Hatta o zaman söylediğimiz söz daha sonra anonim hale geldi: Bunlar, sadece küçük çocuklar için değil, büyük çocuklar için de yazılmış kitaplardır.

 İhsan Deniz:

Yaşamak: Pek âlâ bir ‘şiir kitabı’! Zarifoğlu dünyasının (şiirinin) eşyaya bakışının kapalılığını yer yer koyultan, yer yer açan bir eser. Günlük mü? Evet. Ama şair dikkatinin, hassasiyetinin, hayat algısının, anlam kümelenmelerinin vasat bir ‘günlük’ haznesine sığmayacak denli aştığı/taştığı bir sergilenme biçimi. Şairin gücü.

İşaret Çocukları: Bir şairin şiire ‘zirve’den (ya da zirveye yakın bir irtifadan) nasıl başlayabileceğini de gösteren önemli bir şiir toplamı. Zarifoğlu’nun o ‘özel’ dili ve yeteneği bu kitapla parlamıştır. Parmak ısırtacak denli albenilidir.

Yedi Güzel Adam: Benim için ‘harika’ bir eser. Daha önce de yazdım: 80’li yılların bir bölümünde söz konusu kitapla yatıp kalkmıştım. Kitabın dokusuna nüfuz etmiş metafizik yönelimi, kapalılıktaki beğeniyi az-çok algılayabilirseniz, “‘Yedi Güzel Adam’ kimdi, kimlerdi, o muydu, bu muydu?” şeklindeki şiirin estetik/ontolojik varlığını hiç ilgilendirmeyen abuk-sabuk sorularla algı dünyanızı yormamış, zihninizi karalamamış olursunuz.

Menziller: Metafiziğin, anlam kapalılığının, dile müdahalelerin, sentaks kırılışlarının çoğalan imkânını bulduğumuz bir kitap. Zarifoğlu şiirinin derin yatakları zorladığı bir serüven.

Korku ve Yakarış: Şairin uyarılışının sürdüğü ve fakat kimi şiirlerde şairin şiiri uyaramadığı; belki şiir yorgunluğundan, belki bilmediğimiz başka sebeplerden dolayı sarkmaların, firelerin oluştuğu bir son kitap. Yine de sürprizli mısraların ayağa kalkışına tanık olmak, Zarifoğlu okurunu serinletmeye yetecektir.

Bünyamin K:

 Yaşamak: Cahit Zarifoğlu’nun kitaplarını şöyle bir sıralamayla dört beş yıl önce yeniden okumuştum. Birinci sırada Yaşamak adlı kitabı vardı. Günlüklerinden oluşan bir kitap ve Zarifoğlu’nun benim için giriş kapısıdır. Günlük, anı okumayı seviyor olmamın yanı sıra özgün bir anlatımı orada gördüm. Ara sıra açıp okurum; bana çok iyi hitap ettiğini düşünürüm.

 İns: Bu kitabı çok genç yaşta okumuştum ilkin. Bu kitapla da öykünün farklı bir boyutunu görmüş oldum. Öykü okumaya bu kitapla başlamıştım çünkü.

İşaret Çocukları, Yedi Güzel Adam: Şiirlerinin her zaman şiirler arasında özel bir yeri olmuştur. Buna bazı şiirleri için “çok özel bir yer” diyebilirim. Benim şiirlerimin de büyük ölçüde çıkış yeri oldu. Zarifoğlu şiiri benim için temel oluşturdu uzun dönem.

Savaş Ritimleri: Arkadaşsız bir lise öğrencisiyken okumaya başlamıştım bunları. Ama esas Bütün Şiirleri’ni ise başucu kitabı yapanlardanım.

Ali Ayçil:

Yaşamak: Zarifoğlu’nun deneme kitabı ‘Yaşamak’ı okumak, şairin bir insan olarak ruh dünyasını tanımamıza yardım eder. ‘Yaşamak’ Zarifoğlu şiirine açılan düzyazıdan çatılmış bir kapı gibidir. Sonra şiir kitapları yayınlanış sırasıyla okumak en iyisi. Çünkü Zarifoğlu şiirinin zaman içinde hem insanın yeryüzündeki ürperişleri ile kültür ve geleneği meczedişini hem de şairin şiir dilini sarihleştirme arzusunu bu yolla daha iyi kavrayabiliyoruz.

 İşaret Çocukları: Zarifoğlu’nun kurduğu kendine özgü şiir dilinin ilk örneğidir bu kitap. Çocukluk ve çocuğun evreni bu kitapta önemli bir yer tutar. Hayret makamında konuşur.

Yedi Güzel Adam: Cahit Zarifoğlu’nun ‘üst insan’larını resmeder. İşaret Çocukları bir anlamda büyümüş, Yedi Güzel Adam’a dönüşmüştür. Ancak okur bildik bir insan tarifi beklememeli bu kitaptan. Yedi Güzel Adam, belli bir kültürün giysisiyle giydirilmemiş, ademoğlunun şiir yoluyla ideale yakın bir tasviridir.

Menziller: Şiirde çıktığı seyr-u sülukun üçüncü aşamasıdır. Menziller’de şair, ilk kitapta anlattığı kendi çocukluğundan çıkıp, ‘çocuğa’ bakmaya başlar.

 Korku ve Yakarış: Müslüman bir şairin adı konmamış “divanı” gibidir. İlk kitapta başlayan ürpertili dünya yolculuğu bu son kitapta bir hakikat kamaşmasıyla neticelenir. Ki bu yeni bir ürperiş ve başka türden bir korku eşiğidir de.

 

kaynak:zaman.com.tr

www.cahitzarifoglu.net

Bir önceki yazımız olan Bir Prens Olduğun Belliydi İki Kanadını Verdin Üç Arkadaşa başlıklı makalemizde bir prens olduğun belliydi iki kanadını verdin üç arkadaşa, cahit koytak ve cahit zarifoğluna adanan şiirler hakkında bilgiler verilmektedir.

This entry was posted in Genel, Haber, Hakkında Yazılanlar and tagged , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>