Aylardan Haziran, Günlerden Cahit Zarifoğlu

zarifoğlu1

1987’de, 47 yaşında aramızdan ayrıldı Zarifoğlu. Kısacık denebilecek yaşamı hep bir şeyleri aramak, bulmak, yoklamak, yetiştirmekle geçti.

Yaşamak, onun için çalışmak ve üretmek demekti. Günlüklerini içeren ‘Yaşamak’ adlı yapıtı, onun hayatının bir acılar yumağı olduğunu haber verir okuyanlara. Acılı bir yaşam sürdü… “Ne çok acı var.” diye başlıyordu günlüklerine… Yakın dostu Rasim Özdenören, “Cahit Zarifoğlu: Acının Köşeleri” (Cahit Zarifoğlu, Yürek Safında Bir Şair, Kaknüs Yayınları) adlı yazısında, onun hayatının, bir başına bu cümlenin içine sıkıştırılmış gibi olduğunu söyler: “Kırk yedi yıllık bir koşuşturmaca ile geçen bir ömrün dönemeçleri arasındaki mesafelere ne çok acı, ne çok aşk, ne çok karar, ne çok pişmanlık sığdırılmış…” Evet, bunca karmaşayı, bunca eseri, bunca çabayı 47 yıla sığdırmak en yalın anlamda şaşırtıcı ve çokça imrendiricidir. Prof. Talat Sait Halman’ın dediği gibi, “Türk kültürü ve edebiyatı için feci bir kayıp bu. 25, 30, 40 yıl daha yaşasaydı kim bilir ne görkemli başarıları olacaktı.” Halman’a hak vermemek mümkün mü? Evet, yaşasaydı, şimdi 64 yaşında olacaktı Zarifoğlu. Sanatının, şiirinin en olgun çağında. Kim bilir neler yazacaktı, hangi projelere önayak olacak, hangi dergilerin çıkması için göz nuru dökecekti… Ve kim bilir, kaç şair uçuracaktı tek kişilik şiir okulundan!

Bugün dostları, arkadaşları, ailesi, şairler onu ölümünün 17. yılında mezarı başında anacaklar. İstanbul’un en güzel mekânlarından birinde, Küplüce’de yatıyor Zarifoğlu. Her yıl 7 Haziran günü, mezarının başı ‘zarif’ bir buluşmaya sahne oluyor. Dostları, dostluğunu tazeliyor, ona yetişemeyenler tanışıklığını artırıyor. Anmalar elbette önemli; ama iki yıldır bir başka anlam kazandı Zarifoğlu’nun ölüm yıldönümlerindeki buluşmalar. Cahit Zarifoğlu Şiir ve Edebiyat Girişimi’nin başlattığı ‘Cahit Zarifoğlu Şiir Ödülü’ şairin ölüm yıldönümü olan 7 Haziran’da veriliyor. Geçtiğimiz yıl ilki verilen ödül, onun ardından yapılabileceklerin en anlamlısı, en güzeli şüphesiz. Onun öncülüğü, üretkenliği, genç şairlerin yetişmesi konusunda gösterdiği çaba, ölümünden sonra bu ödül ile somutlaşmış, bir anlamda kesintiye uğramamış oluyor. Zarifoğlu adı, elbette kendi eseriyle, şiiriyle yaşayacak ve takipçilerini çıkaracaktır; ama her yıl verilecek bu ödül, hem onun adının ve eserinin yaygınlaşmasına hem de Türk şiirinin yeni ve özgün isimler, imzalar kazanmasına vesile olacaktır. Bir şairi ölüm yıldönümlerinde anmanın en anlamlı yolu, herhalde onun adına genç bir şaire ödül vermek, yeni ve özgün bir şiir kitabına ‘hoş geldin’ demektir. Zarifoğlu bu bakımdan ne kadar şanslıdır… Böyle bir çabayı gösterip adına ödül düzenleyen dostları ve şiirinin izinden gelen genç şairler var… Artık gitgide 7 Haziran’lar onun adıyla anılmaya başlanacak. Aylardan haziran, günlerden Cahit Zarifoğlu diye……

 

 

kaynak:zaman.com.tr

www.cahitzarifoglu.net

Bir önceki yazımız olan Yürek Safında Bir Şair başlıklı makalemizde cahit zarifoğlu, cahit zarifoğlu hakkında bilgiler ve cahit zarifoğlu hakkında yazarların söyledikleri hakkında bilgiler verilmektedir.

This entry was posted in Hakkında Yazılanlar and tagged , , , , . Bookmark the permalink.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>